ATATÜRK ŞİİRLERİ
11/6/2008 · Kategori: Siirler
ATATÜRK ŞİİRLERİ
ATATÜRK
Düşmanların elinden
Bizi kurtaran sensin.
Bu toprağı yeniden
Özenle kuran sensin.
Ünümüzü dünyaya
Mertçe duyuran sensin.
Gündüz gün, gece aya
Benzer kahraman sensin.
Adını büyük, küçük
Anıyoruz her zaman,
Adı büyük Atatürk
Anlı şanlı kahraman.
Nabzımızda atansın
Ey ! ölmeyen atamız.
Gönlümüzde yatansın
Seni unutamayız.
Mehmet Necati ÖNGAYATATÜRK
Yapraklar dökülür kasımlarda,
Yeller uğuldar vadilerde, ne çıkar,
Bir özgürlüksün çağlara en güzelinden,
Sen bayrak bayrak fikirsin,
Ölüşün diriliştir yeniden.
Başak saçlarında Anadolu'm,
Gözlerinde yurdumun denizleri,
Sen yarınlara uzanmış ışık,
Savaşta kartal, barışta defne çelengi,
Sen sonu yenmiş zamansın.
Sende çarpar, sende düşünür Türkiye'm,
Sende büyür kucaklar,
Ulusun beyni, toprağın yüreği,
Kemal Paşam, Atatürk'üm !
Sen mayıslarda doğan güneş,
Evrenimin sabahı, damarımın kanı,
Sen mavilerde yeşeren yapraksın,
Bir yolsun sevgi, sevgi
Sen her mevsimde açan baharsın!
M.Güner DEMİRAYATATÜRK GÜLÜMSEDİ
Atatürk gülümsedi öğretmenim
Biz sınıfa girince
Dağıldı kara bulutlar
Açıldı gonca.
Baktı ki okul yenidir
Siz yenisiniz, düşünceler yeni
Atatürk gülümsedi öğretmenim
Saklıyamadı sevincini.
Baktı ki gençsiniz, bilgili
Eğitiyorsunuz yolunca, yöntemince
Atatürk gülümsedi öğretmenim
Sevindi onca.
Baktı ki karışmış aramıza,
Çiziyorsunuz yolu,
Atatürk gülümsedi öğretmenim
Gözleri dolu dolu.
Anlaşılan bütün yaz.
Atatürk gözünü kırpmamış,
Çünkü boşmuş sıralar,
Çünkü harf okunmamış.
Kapkara bulutlar inmiş
Işıklı gözlerine.
Bora gibi, fırtına gibi Atatürk'üm
Sanırım yönelmiş bilgisizliğe.
Ama baktı ki gün doğmuş,
Bir koşu varmışız okula
Özlemle açılmış kitaplar,
Bir iştah, kızda oğlanda.
Baktı ki zil çalmış,
Sınıfa girmişsinizATATÜRK'TEN SON MEKTUP
Siz beni halâ anlamadınız
Ve anlamayacaksınız çağlarca da…
Hep tutturmuş "Yıl 1919, Mayıs'ın 19'u diyorsunuz
Ve eskimiş sözlerle beni övüyor, övüyorsunuz.
Mustafa Kemal'i anlamak bu değil,
Mustafa Kemal ülküsü, sadece söz değil.
Bırakın o altın yaprağı artık,
Bırakın rahat etsin anılarda şehitler.
Siz bana, neler yaptınız ondan haber verin.
Hakkından gelebildiniz mi yokluğun, sefaletin ?
Mustafa Kemal'i anlamak yerinde saymak değil,
Mustafa Kemal ülküsü, sadece söz değil.
Bana, muştular getirin bir daha,
Uygar uluslara eşit yeni buluşlardan…
Kuru söz değil, iş istiyorum sizden anladınız mı ?
Uzaya Türk adını Atatürk kapsülüyle yazdınız mı ?
Mustafa Kemal'i anlamak avunmak değil,
Mustafa Kemal ülküsü, sadece söz değil.
Halâ, o, acıklı ağıtlar dudaklarınızda,
Halâ oturmuş, 10 Kasımlarda bana ağlıyorsunuz.
Uyanın artık diyorum, uyanın, uyanın !
Uluslar, fethine çıkıyor, uzak dünyaların…
Mustafa Kemal'i anlamak göz boyamak değil,
Mustafa Kemal ülküsü, sadece söz değil.
Beni seviyorsanız eğer ve anlıyorsanız ;
Laboratuarlarda sabahlayın, kahvelerde değil.
Bilim ağartsın saçlarınızı… Kitaplar…
Ancak, böyle aydınlanır o sonsuz karanlıklar…
Mustafa Kemal'i anlamak ağlamak değil,
Mustafa Kemal ülküsü, sadece söz değil.
Demokrasiyi getirmiştim size, özgürlüğü…
Görüyorum ki, halâ aynı yerdesiniz, hiç ilerlememiş,
Birbirinize düşmüşsünüz, halka eğilmek dururken.
Hani köylerde ışık, hani bolluk, hani kaygısız gülen ?
Mustafa Kemal'i anlamak itişmek değil,
Mustafa Kemal ülküsü, sadece söz değil.
Arayı kapatmanızı istiyorum uygar uluslarla
Bilime, sanata varılmaz rezil dalkavuklarla.
Bu vatan, bu canım vatan, sizden çalışmak ister,
Paydos övünmeye, paydos avunmaya, yeter, yeter !
Mustafa Kemal'i anlamak aldatmak değil,
Mustafa Kemal ülküsü, sadece söz değil.
Etiketler :
ANNELER GÜNÜ HAKKINDA ŞİİRLER
11/1/2008 · Kategori: Siirler
| TUT ELİMİ ANNEM TUT ELİMİ ANNEMTut elimi annem Ah annem, canım annem. Gül bahçesi istemem, Yüreğini açtın ya Yeter bana.Güllük gülistanlık benim için hayat... Ama annem düşündün mü hiç? Ya yorgun düşerse bu yürek. Bakmaya bile kıyamadığım Kokusuna dayamadığım güller Solarsa bir hazan sabahı ansızın. Nasıl bakarım anne gökyüzüne? Dökülürken gözyaşların gökten. Ve nasıl dayanırım bu acıya? Dökülen her yaprak yüreğimi yaralarken. Nasıl bakarım o viran bahçeye? Bir kıvılcımda, yanar yüreğim. Ama hiç bir yangın Senin kadar sıcak değil be annem... Nasıl da üşürüm sensiz, Gözümden akan her damlada ne fırtınalar eser, Ne firari hayallere dalar bu yaşlı gözler, Ve akan her damla Haykırır başıboş yalnızlığıma. Hazan yelleri eserken annem Bu körpe yüreğimde Güneş açar mı hiç? Mis gibi kokan bu menekşe, Bülbüller şakır mı kahkaha ata ata? Bahçedeki gülümüz, Sümbül gibi büker mi boynunu yoksa? Duyabilir miyim kanat çırpışını Turnaların, Unutur musun beni annem? Tembihler misin büyüklerin gittiği her yere gidilmez diye? Bilirim korkarsın gelirim peşinden diye. ANNEM Annelerin en güzeli, Sensin, benim güzel annem. Ilık esen bahar yeli, Sensin, benim güzel annem. Güneş yüzlü, altın kalpli, Ağır başlı, tatlı dilli, Meleklerin eşi sanki Sensin, benim güzel annem. Açan çiçek, çağlayan su, ANNEM Bağım olsa, bahçem olsa İpek kumaş bohçam olsa, Sabah olsa, akşam olsa Annem gitmese yanımdan Her zaman baksam yüzüne, Uyurum yatsam dizine. Rastlamadım kem sözüne Sesi çıkmaz kulağımdan. Bir sözünü iki etmem. Canımı verir incitmem Annemsiz cennete gitmem Onu severim canımdan Gülümseyen engin duygu, Evimizin mutluluğu Sensin, benim güzel annem. H. Latif SARIYÜCE | Kaf dağına gider miyiz? Güler miyiz çatlayana kadar? Ve ağlar mıyız usul usul? Gözlerimiz kan çanağı olana kadar. Annem, canım annem, Nasıl da kandırdın beni, Hani gitmeyecektin, Nasıl bıraktın beni buralarda, Bu yaban ellerde... Ne yaparım şimdi ben? Kan çiçekleri bıraktın Annem ardında. Ve her gün sulama yarışı yaptığımız Fesleğeni... Neredesin be annem? Bak kar yağdı avuçlarıma. Coşkun seller gibi atıyorsun damarlarımda. Yüreğimin vazgeçilmez Deltasında vazgeçilmez bir nehir gibi yani. Gitme bırakma beni dedim Gözyaşlarımda uyutur Göz bebeğimde avuturum dedim. Ama ne fayda dinletemedim be annem... Annem canım bi tanem, Var oluş sebebim, tek gerçeğim, Gören gözüm, duyan kulağım, Ne zor şeymiş sensiz olmak, Ve ne zor şeymiş, Sensiz coğrafyaların sert iklimlerini tatmak. Burası bana göre değil Ben seninle olmak, Dizinde uyumak, Sana seni sevdiğimi haykırmak istiyorum. Ne olur! Tut elimi annem... Bir kez daha öp ıslak ıslak Hazar CIRIK ANACIĞIM —Anneme ve bütün annelere— Nasıl hatırlamam anacığım nasıl Kaç geceler bana ninni söylerdi Hasta olunca oydu başucumda bekleyen Biraz yorulmayayım, üzülmeyeyim, hemen Alır kucağına okşardı, saçlarımı öperdi. Nasıl hatırlamam anacığım nasıl Uzun kış geceleri masal masaldı Güzel çoban kızları, iyi kalpli sultanlar Bir suyun akışı gibi geçip gitti zamanlar Şimdi ne o dünkü çocuk, ne de o masal kaldı. Nasıl hatırlamam anacığım nasıl Yıkayan oydu mürekkep lekeli parmaklarımı Akşam biraz geciksem yollara düşerdi Sokağa çıkarken «Yavrucuğum üşütme» derdi. Hemen bir kazak örerdi biraz boş kaldı mı. Nasıl hatırlamam anacığım nasıl Bilirim yine kalbinde yerim anacığım Selam sana Anneler Günü İstanbul’dan Yeni dönmüşçesine bir akşam okuldan Vefalı ellerinden öperim anacığım Ümit Yaşar Oğuzcan |
Etiketler :